Türkiye’ye Askeri Müdahalede Bulunacaklarmış !

DOĞU AKDENİZ’DE RUMLARIN TÜRK TARAFININ HAKLARINI HİÇE SAYARAK YAPTIĞI DOĞALGAZ ARAMA ÇALIŞMALARI TEHLİKELİ BİR BOYUT ALDI.
RUM KESİMİNDE İSRAİL, ABD VE MISIRLI BÜYÜKELÇİLERİN KATILDIĞI TOPLANTIDA TÜRKİYE’YE KÜSTAH TEHDİTLER SAVRULDU.

Son 20 yılda Akdeniz’de yapılan çalışmalar buranın dünyanın en büyük petrol ve doğalgaz rezervlerine evsahipliği yaptığını ortaya koyuyor.

2001 yılında İsrail’in 2010 yılında ise Güney Kıbrıs Rum Yönetiminin tespit ettiği rezervler bölgede yeni gerilimlerin fitilini ateşledi.

Özellikle Doğu Akdeniz’deki kaynaklarda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Türkiye’nin hakları hiçe sayılıyor.

İsrail, Mısır, Rum Kesimi ve Yunanistan ortak hareket ederek Türkiye ve Lübnan’ı devre dışı bırakmaya çalışıyor.

Bu kapsamda çeşitli toplantılar organize ediliyor.

Kıbrıs Rum Kesimi’nde düzenlenen “Dış Rumlar Konferansı”na İsrail, Mısır ve Amerika Birleşik Devletleri’nin Rum Kesimi’ne akredite olan büyükelçileri katıldı.

İSRAİL’DEN ASKERİ MÜDAHALE SÖYLEMİ

NTV’den Selim Sayarı’nın haberine göre, toplantıda konuşan İsrail Büyükelçisi Sammy Ravel, Rumların tek taraflı doğalgaz aramasına tepki gösteren Türkiye’nin davranışlarını tahrik olarak niteledi.

Ravel “Türk tehditleri nedeniyle İsrail’in askeri müdahalede bulunmak zorunda kalmamasını temenni ederim” ifadelerini kullandı.

MISIR’DAN ASKERİ GÜÇ TEHDİDİ

Mısır Büyükelçisi Mai Taha Muhammed de gerekirse Türkiye’ye karşı askeri güç kullanmaktan çekinmeyecekleri tehdidinde bulundu.

ABD TEHDİDE ORTAK OLDU

ABD Büyükelçisi Cathleen Doherty ise Türkiye’nin Rumlara gösterdiği tavrın kabul edilemez olduğunu söyledi.

TÜRKİYE DIŞİŞLERİ: HADDİNİZİ AŞMAYIN

Bu ülkelere yanıt Türkiye Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy’dan geldi.
Aksoy, “söz konusu ülkelerin temsilcilerine hadlerini aşmamalarını tavsiye ediyoruz” dedi.
Kıbrıs’ta adil ve kalıcı bir çözümün henüz tesis edilmemiş olduğu bir ortamda, Kıbrıs Rum tarafının Ada’nın yegane sahibi gibi davranmakta ısrar ederek tek taraflı hidrokarbon faaliyetlerini sürdürmesinin kabul edilemez bir durum olduğuna dikkati çeken Aksoy, söz konusu faaliyetlerle Rum tarafının, Ada’nın ortak sahibi Kıbrıs Türklerinin doğal kaynaklar üzerindeki asli haklarını hiçe saydığını vurguladı.